MAKALELER

‘Hiperaktif Çocuk’un Öğretmeniyim; ‘Hiperaktif Çocuk’un Annesi-Babasıyım

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gerçektir. DEHB olan birçok çocuk tanı almamışken sadece 'yaramaz' olduğu için bu tanıyı alan pek çok çocuk vardır. Sanıldığının aksine DEHB çocukluk dönemi bozukluğu değildir, yetişkinlikte de devam eder. Ancak belirtiler ve yaşanan problemler farklılık gösterebilir.

Bu çocuk ve yetişinler ilaç tedavisine ek olarak psikoterapi ve eğitimden fayda görürler. DEHB ilk olarak çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları tarafından konur. Bu çocuklar okula başladıklarında hem derslerde hem de sosyal olarak problem yaşadıklarından birçoğu öğretmen tarafından bu uzmanlara yönlendirilir. Psikolog, çocuk doktoru, rehber öğretmen gibi yönlendirme yapan diğer meslek grupları ve aile, tanının konmasında önemli rol oynarlar. Çocuğun aile öyküsü, okul yaşantısı tanı koyma sürecinde değerlendirmeye alınır. Sadece te bir alanda (sadece evde ya da sadece okulda) problem yaşayan çocuklara DEHB tanısı konulamaz.

Tanı almış çocuklar kadar aileleri ve öğretmenleri de çeşitli sıkıntılar yaşarlar. Bu durumla baş etmeye çalışırken profesyonel desteğe ihtiyaç duyarlar. Ben burada aileler ve öğretmenler için pratik öneriler sunmak istiyorum.

DEHB tanısı almış bir çocuk ya da ergenin öğretmeniyseniz neler yapabilirsiniz?

Bilmeniz gereken bir kaç şey var. Öğrencinizin rahatsız edici davranışları size bir tepki değildir, bunların tıbbi bir nedeni vardır. DEHB olan çocuk/ergen freni doğru çalışmayan bir araç gibi davranır. Bu yüzden kazalar çok olur. DEHB bu davranışların nedenidir ancak bahanesi değildir. Öğrenciniz yardımınızla bu davranışlarını kontrol etmeyi öğrenecektir. Sizin yardımlarınız fark yaratır ancak tek başına yeterli olmayabilir; aileyle mutlaka temasta olmalısınız. Paylaştığınız sıkıntıların farkında olup benzer strateji ve yaklaşımları kullanmalısınız.

Öğrencinizi sınıfta kendinize yakın, dikkat dağıtıcı şeylerden (pencere gibi) uzak bir yere oturtun. Ancak hareket etmesine fırsat verin. Tahtayı silmek, haritayı sınıfa getirmek, kağıtları dağıtma gibi görevleri seve seve yapacaktır. Oturduğu yerde karalama yapmak, bir eliyle oyun hamurunu yoğurmak hareket ihtiyacına cevap verecek ve sizi dinlemesini kolaylaştıracaktır.

DEHB olan çocuklar planlama yapmakta zorlanırlar. Olabildiğince net/somut ve kısa cümleler kurun. Yapılacak bir işi adımlara bölerek sırayla yapmasını isteyin. Örneğin, sınıfa dönerek ''Kitabın 12. sayfasındaki soruların cevaplarını defterinize yazın.'' dediyseniz DEHB olan öğrencinize. ''Türkçe kitabını sırana koy. 12. Sayfayı aç. Orada sorular var, Onları oku ve cevapla. Cevaplarını defterine yaz.'' diyebilirsiniz. DEHB olan çocuklar sık sık başarısızlık ve yetersizlik duygusu yaşarlar. Bir kısmı pes eder. Adım adım gidildiğinde başarma duygusunu yaşar. Derse ilgisi ve motivasyonu artar.

DEHB olan çocuklar değişikliklere uyum sağlamakta zorlanırlar. Önceden bilgi vermek, değişikliklerden haberdar etmek her zaman işe yarar. Neler olacağını bilen çocuğun kaygısı azalır.

DEHB olan çocuklar sık sık eleştirilirler; kendilerine güvenleri düşüktür. Bu durum davranış problemlerini arttırır. Olumlu davranışlarını fark etmek ve özellikle diğer insanların yanında takdir etmek konusunda hassas olun. Uygunsuz ya da rahatsız edici davranışlarıyla ilgili uyarıları yalnızken yapın. Vereceğiniz ödül ve cezaları önceden belirleyin ve tutarlı olun.

Öğrencinizle konuşurken mutlaka önce göz teması kurun. Bazen başını yumuşakça kendinizi çevirmeniz gerekebilir. Olabildiğince net/somut ve kısa cümleler kurun. Her seferinde tek bir şey söyleyin. Ne yapması gerektiğini söyleyin, ne yapmaması gerektiğini değil.

DEHB tanısı almış bir çocuğunuz varsa neler yapabilirisiniz?

Öncelikle kitaplar, uzmanlar ve güvenilir internet sitelerinden DEHB ile ilgili bilgi edinin. Bilmeniz gereken en önemli şey çocuğunuz ‘yaramaz’ olduğu için, sizi üzmek için böyle davranmıyor. DEHB tanısı aldıysa bazı şeyleri diğer yaşıtları gibi 'yapamıyor'. Sizin yardımınıza ihtiyacı var. Bunun çocuğunuzun elinde olmayan bir durum olduğunu fark edin. 'Yapmak istemiyor.' Ya da ‘istese yapar ama yapmıyor.’ İfadelerini kesinlikle kullanmayın.

Çocuğunuza ulaşmak için dikkatini çekmelisiniz. Televizyonu/bilgisayarı kapatın. İsmiyle seslenin ve gözlerine bakın. Anlaşılır bir şekilde sakince konuşun. Konuşurken olumlu cümleler kurmak işinize yarar. DEHB olan çocukların duymaktan sıkıldığı cümleler vardır: 'Yapma! Dur! Koşma! Yemeğinle oynama! Kalemini unutma!'. Uyarı cümleleri çocuğa ne yapması gerektiğini anlatmaz. Siz ne istediğinizi söyleyin: 'Aldığın bibloyu yerine bırak. Yüzüme bak, beni dinle. Dışarda/parkta koş. Çorbanı iç. Kalemini çantana koy.'' gibi.

Aileniz için en önemli kuralları önceden belirleyin ve yazın. Kriz anında karar vermeye çalışmayın. Çocuğunuza hangi durumda ne yapması gerektiğini önceden anlatın, açıklamasını kısaca yapın. Kararınıza uyun. DEHB olan çocuklar yeniliklere alışmakta zorluk çekerler. Rutin olan durumlara daha olay alışırlar. Kendisinden ne belediğinizi daha net bilebilirler. Rutinler oluşturun. Değişiklikler yaptığınızda önceden kısa ve net açıklamalar yapabilirsiniz.

DEHB olan çocukların motive edilmeye çok ihtiyaçları vardır, çünkü başarısızlık duygusunu çok sık yaşarlar. Bu çocuklar ‘Adı çıkmış dokuza, inmez sekize.’ deyimini tam anlamıyla yaşarlar. Davranışları değiştirmek ve olumlu davranışları öğretmek için çocuğunuzu ödüllendirin. Davranışı ve ödülü belirleyerek bir takvim oluşturun. İstenen davranış-ya da olumlu davranış- olduğunda puan verin, belli puana eriştiğinde ödülünü verin.

DEHB tanısı almış çocuklar birçok alanda zorluk yaşamakla birlikte doğru tedavi ve destekle diğer yaşıtları gibi mutlu, başarılı ve doyumlu bir hayat kurabilirler. Öğretmeni ve annesi-babası olarak ne kadar önemli olduğunuzu bilmelisiniz.